Bu sigorta kurumlarını anlamış değilim. Pratikte insanlarda parayı peşin toplayıp, daha sonra afete, kazaya, belaya uğrayanlara dağıtmak olan sigorta sistemi insanları çok ilginç çıkmazlara sokuyor.
Ev aldığımda haliyle sigortaladık. Evimi Yapı Kredi bankasından aldığım için sigortayı da haliyle bu bankanın sigortasından yaptırdık. Buraya kadar her şey normal çünkü para veren sizsiniz ve banka para alma konusunda hayli uzman. İşin sıkıntı verici boyutu hizmet alma noktasında başlıyor.
Şimdi sigortalandınız. Hayalinizde şu var: Ne zaman başıma bir sıkıntı gelse uzman eksperler gelecekler ve sorunumu çözecekler. Sigorta şirketi bu zor zamanda elimden tutacak ve mağduriyetimi giderecek. Zarar gören evim tamir edilecek felan. Ama öyle olmuyor. Her seferinde sigorta bir yolunu bulup size para ödememenin bir yolunu buluyor. Kullanıcı hatası....
Aslında bilirsiniz teknik cihazların garantisindeki handikap budur. Cihaz bozulur. Garanti servisine götürürsünüz. Cevap: "Kullanıcı hatası biz bunu ödemeyiz!!!" İşte tam olarak konut sigortasında da başınıza gelen bu.
Eve hırsız girer eksper gelir, gerekli tedbiri almadınız suç sizde der. Ve ödeme alamazsınız. Evinizin duvarı çatlar. Kalitesiz malzeme kullanmışsınızdır yine ödeme alamazsınız. Su basar, parkeler şişer, beklersiniz ki sigorta karşılasın... Ama nafile musluk kalitesizdir ve suçlu yine sizsiniz... Ödeme yine hayal.
Benim başıma gelen de tam olarak bu. Bina oturması sonucu dört dairenin fayanslarının çatlaması olayı. Bir daire sigortalı ve sigorta şirketi masrafı ödedi. Diğer daireler sigortasız kendileri yaptıracaklar. En azından sigorta parası vermediler aynı şey. Bense sözde sigortalıyım. Yapı Kredi Ekseri geliyor ve şöyle diyor: Kalitesiz malzeme kullandınız, ödeme almazsınız!!! E kardeşim diğer dairelerle aynı anda mı? Hepsi birlikte neden çöktü? Diğer sigorta şirketinin verdiğini siz neden vermiyorsunuz...
Uzun lafın kısası siz siz olun sigorta yaptırırken şirketi iyi seçin. Ve kapsamlı bir araştırma yapın. Yoksa benim durumuma düşersiniz... Düşmenizi ise hiç istemem...
Kaynak: İlginizi Çekecek Güzel Haberler Oyunlar ve fazlası
DOST KAZANMAK VE İNSANLARI ETKİLEME SANATI
DOST KAZANMAK VE İNSANLARI ETKİLEME SANATI Carnegie, Missouri’de tren yoluna on mil uzaktaki bir çiftlikte doğmuş ve 12 yaşına kadar araba-tramvay görmemiştir. Fakat bu çocuk Hong Kong’dan Kuzey Kutbu’na kadar dünyanın dört bucağını dolaşmayı, bütün kurumların yöneticilerine ders vermeyi başarmıştır. Güney Dakota’da sığır çobanlığı yapan bir çocukken, İngiltere’de veliahtın himayesinde konferans veren birisi olabilmiştir. Carnegie yaptığını şöyle açıklıyordu: ‘İnsanların korkularını yenmelerine çalışıyorum. Başarısızlık, korkunun neticesidir. Korkularının yenenler, kendilerine güveniyorlar, atak oluyorlar. Gün geçtikçe kurslarıma katılanların yalnız etkili konuşmak değil, sosyal münasebetlerden başarı sağlamanın diğer yollarını da öğrenmek ihtiyacında olduklarını gördüm. Teknik bir meslekte bile başarının % 15 bilgiye, % 85 insanları idare etme sanatındaki maharete bağlı olduğu ortaya çıkmıştır. Yaşayan meşhurlarla yüz yüze görüşmeler yaptım. Marconi, Roosevelt, Young, C. ...
0 Yorumlar