Beydeba,
Milattan Önce 1. yüzyılda yaşamış olan ünlü Hint yazarıdır. Mehmet Küşteri[1] adlı bir Türk yazarının Şeceret-ül-Beşer adlı eserinde belirttiğine göre Beydeba, M.S.81 yılında doğmuştur; musikinin mucididir. Nasihat-El-Külliye adında bir eseri Arapça'ya çevrilmiştir.[
Beydeba’nın hayatı hakkında yeterli bilgi mevcut değildir. Gerçek ismi ve ırkı üzerine birçok farklı görüş ortaya atılmış olsa da, tarihçilerin çoğu, adı Ketku olan bir Türk alimi olduğu kanısındadır. Bakü’de doğup, sonraları Hindistan’a göç ettiği çok rivayet edilir. Vefat yeri ve tarihi üzerine hiçbir bilgi bulunmamaktadır. Fabl türünün en önemli eserlerinden biri olan Kelile ve Dimne’yi Depşelem isimli bir Hint Hükümdarı döneminde kaleme almış ve eserini hükümdara sunmuştur. Eserde bulunan hikayelerde siyaset, erdem ve eğitim gibi birçok farklı konu işlenmiştir. Bu eser zalimliği ile tanınan Hükümdar Depşelem’e dolaylı bir nasihat niteliğindedir diyebiliriz. Eser, adını ilk bölümündeki hikayelerin kahramanı olan iki çakaldan almıştır; “doğruluğu ve dürüstlüğü” simgeleyen "Kelile" ile “yanlışlığı ve yalanı” simgeleyen "Dimne". Beydeba, hiç kuşkusuz, Hint edebiyatında eşsiz bir yere ve öneme sahiptir.
Eserlerinden biri de "Bülbül ile Bağcı"'dır.
Beydeba'nın eserlerinde, hayvan hikayeleri yoluyla büyüklere hayat dersi verilmesi amaçlanmaktadır. En ünlü eseri olan Kelile ve Dımne'yi, kendi çağında yaşayan Hint prenslerine devlet hizmetlerinde gerekti olacak hayat derslerim aktarmak ve onları eğitmek için kaleme almıştır. Kelile ve Dimne, bugün bile çocuk edebiyatının vazgeçilmez malzemelerindendir.
Beydeba'nın Kelile ve Dimne'den başka Nasihat-el Külliye adlı bir eseri de vardır.
DOST KAZANMAK VE İNSANLARI ETKİLEME SANATI
DOST KAZANMAK VE İNSANLARI ETKİLEME SANATI Carnegie, Missouri’de tren yoluna on mil uzaktaki bir çiftlikte doğmuş ve 12 yaşına kadar araba-tramvay görmemiştir. Fakat bu çocuk Hong Kong’dan Kuzey Kutbu’na kadar dünyanın dört bucağını dolaşmayı, bütün kurumların yöneticilerine ders vermeyi başarmıştır. Güney Dakota’da sığır çobanlığı yapan bir çocukken, İngiltere’de veliahtın himayesinde konferans veren birisi olabilmiştir. Carnegie yaptığını şöyle açıklıyordu: ‘İnsanların korkularını yenmelerine çalışıyorum. Başarısızlık, korkunun neticesidir. Korkularının yenenler, kendilerine güveniyorlar, atak oluyorlar. Gün geçtikçe kurslarıma katılanların yalnız etkili konuşmak değil, sosyal münasebetlerden başarı sağlamanın diğer yollarını da öğrenmek ihtiyacında olduklarını gördüm. Teknik bir meslekte bile başarının % 15 bilgiye, % 85 insanları idare etme sanatındaki maharete bağlı olduğu ortaya çıkmıştır. Yaşayan meşhurlarla yüz yüze görüşmeler yaptım. Marconi, Roosevelt, Young, C. ...
0 Yorumlar