Finansın Genel Tanımı
FİNANS : İhtiyaç duyulan fonların uygun şartlarda sağlanması ve etkin bir şekilde kullanılmasıyla ilgili faaliyetlerdir.
FON : Finansmanın en genel aracıdır,nakit,vadesiz mevduat,nakde çevrilerbilir değerler ve gerektiğinde para gibi görev yapabilecek çeşitli unsurları kapsar.
3 Adet Finans Yönetimi Yaklaşımı:
1)Yalnız nakit parayla ilgilenir. >>Niteliği çok geniş kapsamlı
2)İşletmede kullanılan fonların sağlanması ve idare edilmesidir.
3)Finansal Yönetim,işletmenin tüm yönetiminin bölünmez bir parçasıdır. 1
Finans ve Finansal Yönetim
Diğer disiplinler île kıyaslandığında modern finans kısa bir tarihe sahiptir ve 1950 lerde önem kazanmaya başlamıştır. 1950 ' lerden itibaren finans esas itibariyle finansal piyasalara ilişkin faaliyetlerde doğan özel bir sorunlar gurubu ü/erinde yoğunlaşan ayrı bir disiplin olarak iktisattan ayrılmış ve gelişmeye başlamıştır.
Hsas itibariyle iki tür piyasa vardır; finansal piyasalar ve reci mal piyasaları.Reel varlık alım, buğday gibi fiziki varlığı ulan bir maldır. Finansal varlık ise, tahvil gibi nakil ödemeleri seklinde müstakbel yararlar vadeden bir maldır. Finansal piyasalar, fi-nansal varlıkların alıp satıldığı piyasalardır. Menkul kıymet borsaları pay senetlerinin alınıp satıldığı finansal piyasaların bir örneğidir. ;
Finansın diğer disiplinler ile, örneğin iktisat ve muhasebe ile çok yakın bağları vardır. Örneğin iktisat, emek ve sermaye gibi kıt kaynaklara tahsisine ilişkin genel sorun ile ilgilenirken fınans yalnızca iktisadın özel bir alanını oluşturan kıt finansal kaynakların tahsisi ile uğraşır. Finansal yöneticinin karşılaştığı kararlar firmanın muhasebe sisteminin sağlaması gereken bilgiyi gerektirir. Ancak, bilgi her /aman uygun biçimde değildir ve bu nedenle finansal yönelici muhasebecinin verdiği raporları yoriiinlayabilmelidir.
DOST KAZANMAK VE İNSANLARI ETKİLEME SANATI
DOST KAZANMAK VE İNSANLARI ETKİLEME SANATI Carnegie, Missouri’de tren yoluna on mil uzaktaki bir çiftlikte doğmuş ve 12 yaşına kadar araba-tramvay görmemiştir. Fakat bu çocuk Hong Kong’dan Kuzey Kutbu’na kadar dünyanın dört bucağını dolaşmayı, bütün kurumların yöneticilerine ders vermeyi başarmıştır. Güney Dakota’da sığır çobanlığı yapan bir çocukken, İngiltere’de veliahtın himayesinde konferans veren birisi olabilmiştir. Carnegie yaptığını şöyle açıklıyordu: ‘İnsanların korkularını yenmelerine çalışıyorum. Başarısızlık, korkunun neticesidir. Korkularının yenenler, kendilerine güveniyorlar, atak oluyorlar. Gün geçtikçe kurslarıma katılanların yalnız etkili konuşmak değil, sosyal münasebetlerden başarı sağlamanın diğer yollarını da öğrenmek ihtiyacında olduklarını gördüm. Teknik bir meslekte bile başarının % 15 bilgiye, % 85 insanları idare etme sanatındaki maharete bağlı olduğu ortaya çıkmıştır. Yaşayan meşhurlarla yüz yüze görüşmeler yaptım. Marconi, Roosevelt, Young, C. ...
0 Yorumlar